Sonsuzdu gözlerindeki yalanın ardındaki sevgin…
Sözler boyalarken sendeki kadının en süslü harelerini
Dünler okşarken bendeki çocuğun gamzelerini
Kalbim yok mu?
Dizlerimi yaralayan harcı dökülmemiş çakıllar gibiyken,
Yaralanan dizim yerine sana bulaşan kanımı sildim.
Mutlu sonlar dizelerken dilinin şevkini sevdim…
Kalbim yok mu?
Dalganırken yüreğinde binbir gece masalları
Israrla son masalı dinleyenlerdendim.
Bir uçan halıya binip Sirenleri dinlemeyi seçtin.
Kalbim yok mu?
Gökkuşağı bendim,yağmur da sen güneş de…
Bahar günü sokaklardan süzülürken kalbimdeki konvekse
Beni bitmeyecek kışa hapsettin.
Kalbim yok mu?
Haftanın beş günüyüm,bana yıl iki yüz altmış dokuz gün
Duvardaki bir yazı gibi günden güne söndün…
Bu günün yıkılanı: KORKU’ydu.
Kalbim yoktu.
Ba’De’Ba / 27.03.2011’İstanbul
